Home / EN YENİLER / YAĞMUR URAZ – İNSAN GÜÇLÜYKEN AHLAKLI OLABİLMELİ

YAĞMUR URAZ – İNSAN GÜÇLÜYKEN AHLAKLI OLABİLMELİ

Kuşkusuz kadın futbolunda çok eksiğimiz, alınması gereken çok yolumuz var. Yeterli destek, yeterli önem verilmiyor. Erkek futbol camiasının gündemi o kadar yoğun ki yine kadına sıra gelmiyor. Oysa sporun cinsiyeti yok. Kadın mı? Erkek mi? diye sormadan evvel Başarılı mı? Değil mi? Onu irdelemek gerek. Biz de bunu irdelemek istedik. Ve çok başarılı bir sporcuyu konuk ettik.

Futbol kariyerine 4 Mart 2003 tarihinde Ankara kulübü Gazi Üniversitesi’nde başlayan, kulübün tüm yaş kategorilerinde oynayan Yağmur Uraz, 2008-09 sezonunda as takımda oynamaya başladı. 2009-10 sezonunda şampiyon oldular. Sonraki sezon Ataşehir Belediyesi’ne transfer oldu. Ataşehir’de iki şampiyonluk yaşadı.

Şampiyonlar Ligi’ndeki ilk maçına Ağustos 2011’de çıkan Uraz, 2014’de 2012-13 sezonunda şampiyon olan İzmir kulüplerinden Konak Belediyespor’a transfer oldu. Yeniden yuvam diye nitelendirdiği Ataşehir Belediyespor’a dönen, milli takımın golcü futbolcusu Yağmur Uraz ile play-offlar öncesinde bir araya geldik ve kadın futbolunu konuştuk.

20170426_124013

YILMAZ BEZGİN (YB) – Yağmur Uraz’ı biraz tanıyabilir miyiz?

YAĞMUR URAZ (YU) – 27 yaşındayım. Futbola 12 yaşımda Gazi Üniversitesinde başladım. Sekiz yıl orada oynadıktan sonra İstanbul Ataşehir Belediyespor’a transfer oldum. Üç sene burada oynadıktan sonra Konak Belediyespor’a transfer oldum. Geçen yıl Kireçburnuspor’da oynadım. Bu sezon tekrar yuvama, Ataşehir Belediyespor’a geri döndüm. Aynı zamanda beden eğitimi öğretmeniyim. Kadın futbolunun içerisinde profesyonel hayatımı sürdürmeye çalışıyorum.

‘Kadınlar Futbol Oynar. Hem de Çatır Çatır Oynarlar’20170426_122532

YB – Türkiye’de kadın futbolcu olmak nasıl?
YU – Türkiye’de yanlış bir bakış açısı var, kadınlar futbol oynayamaz diye. Hatta geçenlerde Ahmet Çakar ve Rasim Ozan Kütahyalı “Beyaz Futbol” programında bu yönde yorumlar yaptılar. Bu davranışı şiddetle kınıyoruz. Kadınlar futbol oynar. Hem de çatır çatır oynarlar. Az önce siz de izlediniz. Bizim zaten kadın futbolu olarak en büyük sıkıntımız bu; Türkiye’deki ön yargıyı kırmak. Hem buna çalışıyoruz hem de antrenmanlarımızı yapıyoruz, maçlarımıza çıkıyoruz. Zor yani. Türkiye’de kadın futbolcu olmak çok zor. Ama biz severek yapıyoruz.

‘Televizyonlarda Kadın Futbolunun Konuşulduğu Programlar Yapılsın’ 20170426_122658

MÜGE HATİCE YÖNTER (MHY) – Futbol Federasyonunun yanınızda olduğunu hissediyor musunuz?
YU – Kesinlikle hayır. Sorunlarımızla kimse ilgilenmiyor. Mesela suni çimde top oynamak istemiyoruz. Çok fazla sakatlık oluyor. Hatta gördünüz az önceki maçta arkadaşımızın ayağı kırıldı. Hakemler konusunda çok dertliyiz. Bize sürekli acemi hakemler atanıyor. Hakemler sürekli yanlış kararlar veriyorlar. Herkesin emeği yanlış hakem kararları ile boşa gidiyor. Daha iyi klasman hakemleri istiyoruz. Ülkemizde erkek futbolu sürekli önde görülüyor. Medyada daha fazla yer almak istiyoruz. Televizyonlarda kadın futbolunun konuşulduğu programlar yapılsın istiyoruz. Maçlarımız yayınlansın. Bunlar bizim için büyük sorun.

‘Stadın Fiziki Şartları Profesyonel Maç Oynamaya Müsait Değil’20170414_125648

YB – Oynadığınız sahayı gördük. Fotoğraflar da çektik. Fiziki şartlarınız çok kötü. Bunun için neler söylersiniz?
YU – Sahamız bildiğiniz halı saha. Daha kaliteli suni çimde bile oynamak istemezken halı sahaya mahkum edilmiş durumdayız. Stadın fiziki şartları kesinlikle profesyonel maç oynamaya müsait değil. Soyunma odaları dökülüyor. Çok kötü durumda. Maçtan sonra duş alamadık çünkü sular akmıyor. Maçta gördünüz, rakip takımdan bir arkadaşımızın ayağı kırıldı. Hastaneye götürecek ambulans yok. Dışarıdan çağrılan ambulans yarım saat sonra gelebildi. Profesyonel bir lig maçında sağlık görevlisi ve ambulans bulundurma zorunluluğu yok mu? Bu işten sorumlu olanlar neden bununla ilgilenmezler? Normalde bu şartlar sağlanmadan bu maçın oynanmaması lazım. Ama hakemler de o kadar kifayetsiz kalıyorlar ki, bu duruma bile itiraz edemiyorlar. Çünkü bir maçta sağlık görevlisi ve ambulans yok diye maçı oynatmayacak bir hakem, bir daha maç yönetmeyi rüyasında bile göremez. Yani işin aslı bir düzen kurulmuş daha doğrusu düzensizlik, böyle gidiyor. Ama artık birilerinin ortaya çıkıp ”Kral çıplak” diye bağırmasının zamanı geldi.

‘Federasyon Kadın Futboluna Formalite Olarak Bakıyor’20170426_122634

MHY – Federasyonumuz Avrupa’da altıncı büyük ekonomiye sahip. Yani para konusunda bir sıkıntısı yok. Neden bu konularla ilgilenilmiyor sizce?
YU – Açıkçası bilmiyorum. Ama erkeklerin sorunlarını daha çözemediler. Onun için ‘kızlara sıra gelmiyor’ diyorlar belki de. Ama bildiğim bir şey varsa o da Federasyon kadın futboluna formalite olarak bakıyor. Çünkü UEFA zorluyor. ‘Kadın futbolu olmak zorunda’ diyor. Onlarda sırf var densin diye oynatıyor kadın futbolunu. Ne haliniz varsa görün der gibi bakıyor bu liglere. 1. Lig, 2. Lig ve 3. Lig de onlarca takım ve yüzlerce sporcu emek veriyor. Çok zor şartlarda mücadele ediyor. Bütün bu emeklere çok yazık oluyor. Sonuçta insanlar bütün mesaisini bu işe harcıyor. Hayatları bu iş içinde geçiyor. 15 yıldır bu camianın içindeyim, başladığım günden bugüne her şey aynı. Değişen hiç bir şey yok. Her yapılan şey formalite icabı yapılıyor. Dostlar alış-verişte görsün hesabı yani.

 

‘Adalet Herkese Lazım’

IMG-20170426-WA0001

 

YB – Aynı zamanda Kadın Milli Futbol Takımında oynuyorsunuz. Milli Takımı nasıl değerlendirirsiniz?
YU – Son üç kampa çağrılmadım. Ama bu çağrılmamam kesinlikle performans odaklı bir tercih değil. Futsal maçında bir arkadaşla kavga etmem sonucunda ki orada fiili bir kavga değil sadece aramızda bir tartışma oldu. Hoca (Talat Tuncel) kendi kampında risk almamak için beni çağırmadı. Arda Turan’ın yaşadığı olaya benzer bir olay ama bir farkla, benim olayım kampta olmadı. Hoca benimle o kişiyi aynı ortamda bulundurmamak için beni kampa çağırmadı. Tamamen keyfi bir karar ile Milli Takım kampına çağrılmıyorum. Ve şu anda Dünya Kupası grup elemelerinde o en kötü gruptan çıkamadık. Ama hoca bütün bu başarısızlıklara rağmen istifa etmeyi düşünmüyor. İşin garip tarafı bizim maçlarımız televizyonda yayınlanmıyor. Milli Takım hocası eğer oyuncuların son durumunu görmek istiyorsa gelip maçlarımızı izlemesi gerekir. Ama hiç bir şekilde maçlarımız izlenmiyor. Peki ben de buradan soruyorum; Milii Takım kadrosu oluşturulurken hangi kıstaslara göre oyuncu seçiliyor? İzlemediğiniz oyuncunun performansından nasıl haberdar oluyorsunuz? Yoksa tavsiyeler ve yönlendirmelerle mi kadro tercihi yapılıyor? Bütün bu soruların cevabını birilerinin kamuoyuna vermesi lazım. Sonuçta Milli Takım kamuya ait bir takım. Bütün bunları göz önünde bulundurunca anlıyoruz ki ülkenin en büyük sorunu liyakat. Görevlendirmeler liyakat esasına göre değil, ilişkiler üzerinden yapılıyor. Doğal olarak bu durum da bir çok haksızlıklara sebep olmaktadır. Bu haksızlıklardan nemalananlar unutmasınlar ki bugün nemalandıkları bu haksız ortam gün gelecek onların canını yakacak. O zaman da şikayet etmeye hakları olmayacak. Adalet herkese lazım.

 ‘Bir İşten Sorumluysanız O İşin Her Sorunuyla da İlgilenmeniz Gerekir’20170426_131747

MHY – Peki bu sorunların çözümü için bir öneriniz var mı?
YU – Bunun çözümü, açık ve net söyleyeyim. Federasyonda kadın futbolundan sorumlu olacak, sektörün bütün sorunlarıyla ilgilenecek, kadın futbolunun içinden çıkmış yöneticilerin görevlendirilmesi. Çünkü ne yaşadığımızı ancak bu sektörün içinde yer alan biri anlayabilir ve çözüm üretebilir. Aksi taktirde bu böyle devam edecek gibi görünüyor. Biz de her şey Fatih Terim’e bağlanmış, bütün kararları o veriyor. Şunu da söyleyeyim. Bence Fatih Hoca’ya giden raporlarda sorunlardan bahsedilmiyor. Yoksa Fatih Terim’in sorunlarımızı bilse ilgilenmemezlik edeceğini düşünmüyorum. Ama ne olursa olsun eğer bir işten sorumluysanız o işin her sorunuyla da ilgilenmeniz gerekir.

 

‘Zirvedeyken Ahlaklı Olabilmek Erdemli İnsanların Yapabileceği Şeydir’20170414_143454

YB – Biraz önce de bahsettiniz aslında. Ahmet Çakar ve Rasim Ozan Kütahyalı’nın o talihsiz konuşmalarını izlediniz. Bir kadın futbolcu olarak ne söylemek istersiniz?
YU – Kadın futbolu camiası olarak Ahmet Çakar ile Rasim Ozan Kütahyalı’yı ve onların bu konuşmaları yapmalarına izin veren Beyaz Tv yöneticilerini kınıyoruz. Evet onların amacı reyting almak olabilir. Reyting getiren her şeyi mübah görüyor da olabilirler. Bu onların kaliteleri ile alakalı bir durum. Ama unutmasınlar ki hiç kimse başkalarını ezerek çıktığı zirvede mutlu olamaz. Ve orada uzun süre kalamaz. Bir gün öyle bir düşerler ki neye uğradıklarını şaşırırlar. Onun için insan güçlüyken ahlaklı olabilmelidir. Zirvedeyken ahlaklı olabilmek erdemli insanların yapabileceği şeydir. Bunlarda erdem olmadığı için böyle ahlaksızca karalamalar yapabiliyorlar. Kadın futbolunun içindeki aktörlerin ve taraftarların bu tür programlara karşı yapabileceği en önemli şey izlememek. Eğer bu saçmalıkları kimse izlemezse onlar da mecburen kendilerini kontrol edeceklerdir. Onun dışında tabii ki bütün yasal yollar kullanılarak bunun hesabı sorulacaktır.

 

‘Talat Tuncel, Milli Takımın Başında Olduğu Müddetçe  Gitmeyeceğim’IMG-20170426-WA0002

YB – Peki Yağmur Uraz’ın kariyer planlamasında neler var?
YU – Artık Milli Takıma çağrılmıyorum. Onu bir kenara koydum. Kesin olarak verdiğim bir karar var. Talat Tuncel, Milli Takımın başında olduğu müddetçe çağrılsam da Milli takıma gitmeyeceğim. Bu dediğimin arkasındayım. Benim için çok zor bir karar olsa da bunun kararını verdim. Ama orası da onun babasının çiftliği değil. Ülkenin temsil edildiği, bayrağımızın olduğu bir yer. Bir şekilde o oradan gidecek. Ondan sonra Milli Takıma hak eden insanlar çağrılacak. Ben olmasam da. Otuz yaşıma kadar oynamayı düşünüyorum. Şu anda B lisans antrenörlük belgem var. Yine futbolun içinde olacağım. Çünkü futbol artık benim hayat tarzım oldu. Oynamayı bıraktıktan sonra antrenörlük yapmak istiyorum.

‘Müzik Dinleyerek Maça Adapte Olmaya Çalışırım’

1493198270579
MHY – Maçlardan önce kendinizi motive etmek için neler yapıyorsunuz?
YU – Bütün hafta fiziksel antrenmanlar yapıyoruz zaten. Kendimizi maçlardaki kıran kırana mücadeleye hazırlamak için güç depoluyoruz. Maçtan bir gün önce kesinlikle dışarı çıkmıyoruz. Dinlenmek ve maça zinde olarak çıkmak çok önemli. Maç günü, maçtan üç saat önce sağlam bir kahvaltı yapıyorum. Bazen kendime gelebilmek için ılık bir duş yaparım. Kahvaltıdan sonra bir sade kahve içerim. Maç moduna müzik eşliğinde girdiğim için de kahvemi içtikten sonra kulaklığımı takarım. Sosyal medyayı kapatırım ve dış dünya ile bağımı keserim. Müzik dinleyerek maça adapte olmaya çalışırım. Soyunma odasında motivasyon konuşmaları yapılır. Bu şekilde sahaya çıkar mücadelemizi yaparız.

‘Her Konuda Olduğu Gibi Kadının Futbolda da Söz Sahibi Olabilmek İçin Çok Mücadele Etmesi Gerekiyor’

20170414_125515(0)
YB – Kadın futbolcu olarak çevrenizden nasıl tepkiler alıyorsunuz?
YU – Eskiye nazaran insanlar artık alışmaya başladılar. Kadın ve futbol terimleri bizim toplumumuzda pek özdeşleştirilemezdi. Ama artık bir aşinalık var. İnsanlar bir kadının futbol oynayabileceğini veya bir kadınla oturup futbol konuşulabileceğini kabullenmeye başladılar. Bu açıdan bakınca çok güzel ilerlemelerin olduğunu görebiliyoruz. Ama hala bu konuda çok eksik bir toplumuz. Her konuda olduğu gibi kadının futbolda da söz sahibi olabilmek için çok mücadele etmesi gerekiyor.
YB – Şampiyonlar Liginde oynamış biri olarak, Avrupa’da kadın futbolu ile Türkiye’de kadın futbolu kıyaslaması yapıyor musunuz?
YU – Kesinlikle kıyas kabul etmez bir durum. İngiltere’de bir maç oynadık tribünde on bin kişi izliyor. Almanya’da da aynı ilgi. Bir de onlarda şartlar gerçekten çok iyi. Bütün imkanlar var. Hatta imkanlarıyla erkek futbolu ile yarışabilecek durumdalar. Dolayısıyla ortaya da güzel işler çıkıyor. Bizim açımızdan bakınca, Avrupa’da on bin kişiye oynadıktan sonra dönüp burada değil tarafftar tribünü bile olmayan halı sahalarda oynayınca insan şok yaşıyor haliyle. Aslında Türkiye’de genel olarak futbola ilgi çok azalmış durumda. Bunun bir çok sebebi var aslında. Ama en önemlisi bence, biletler çok pahalı. İnsanlar para verip maç izlemek ve eğlenmek istiyorlar ama ortada futbol olmayınca bir daha gelmiyor. Seyirci her türlü eziyeti çekiyor trafik, statlara giriş çıkış hepsi eziyet taraftar için. Ortada kaliteli futbol olmayınca insan bu eziyetlere neden katlansın. Dolayısıyla kimse maçlara gelmiyor.

MHY – Spor Toto Süper Lig ile ilgili kısa bir değerlendirme yapar mısınız?
YU – Aslında benzer sorunlar erkek futbolunda da var. Kalite problemi. Ben aslında Galatasaraylıyım ama bu sene sadece Beşiktaş’ın maçlarını keyif alarak izleyebiliyorum. Çok uyumlular ve coşkulu oynuyorlar. Bu coşkuları tribüne de yansıyor zaten. Şahsen eğer para verip maç izleyecek olsam sadece Beşiktaş maçlarına giderim. Galatasaraylı olmama rağmen üstelik. Bence Beşiktaş ligi kopardı artık. Bu yılın şampiyonu Beşiktaş diyebiliriz.

‘Rakibe Saygının Aslında Kendine Saygı Olduğunu Öğrendiğimiz Gün Bir Çok Sorunumuzu Çözmüş Oluruz’

Yağmur Uraz
MHY – Son olarak nasıl bir mesaj vermek istersiniz?
YU – Bir kere şunu kesin olarak söylemeliyim. Kadınlar futbol oynar. Hem de çok iyi oynar. Herkes profesyonel olarak olmasa da spor yapmalı. Çünkü spor yapmak sağlıklı bireylerin yetişmesi için çok önemli. Taraftara sözüm; evet taraftar şov ister, takımının gol atmasını, kazanmasını ister. Bu onun en doğal hakkıdır. Ama gerçek taraftar takımı yenildiğinde belli olur. Kimse bilerek yenilmek istemez. Dolayısıyla yenilen takıma küfretmek, hakaret etmek taraftarlık değildir. Asıl taraftarlık takımın yenildiğinde de destek olmaktır. Çünkü düşenin elini tutarsan ayağa kalkması daha kolay olur. Yoksa düşene bir tekme de ben vurayım dersen dost değil düşman olursun ki bunun en başta zararını taraftar görür. Gerçek taraftar kötü günde belli olur. Tabii ki her şeyi de taraftara yıkmak doğru değil. Çünkü sahada mücadele eden futbolcular da bazen öfke kontrolünü yapamadığı için rakibine küfrediyor ya da ortamı geriyor. Bu da taraftarda reaksiyona sebep oluyor. Aileden başlayan bir eğitim ile çocuklarımıza küfretmenin yanlış olduğunu öğretmeliyiz. Rakibe saygının aslında kendine saygı olduğunu öğrendiğimiz gün bir çok sorunumuzu çözmüş oluruz diye düşünüyorum.

 

Röportaj : Yılmaz Bezgin – Müge Hatice Yönter
Editör : Müge Hatice Yönter

 

About Yılmaz Bezgin

Check Also

DEV DERBİYİ KİM KAZANIR?

Nefesler tutuldu, tüm gözler 22 Ekim Pazar akşamı Türk Telekom Stadyum'unda olacak. Fakat şimdiden  ana gündem maddesi, ''DEV DERBİ'yi kim kazanacak'' sorusu

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir