Home / ANALİZLER / IN THE FADE / PARAMPARÇA

IN THE FADE / PARAMPARÇA

Safiye DEMİR   sfy.dmr@gmail.com

 

 

 

 

 

 

Almanya’nın en iyi film festivali olan Berlinale’de, 2004 yılında ‘Duvara Karşı’ filmi ile en prestijli ödül olan Altın Ayı’yı kazanan Fatih Akın’ın yazıp yönettiği son filmi Paramparça, bu kez de 2017 Oscar’ da En İyi Yabancı Film dalında Almanya’yı temsil edecek. Bir önceki filmi TSCHICK (Elveda Berlin) ile izleyici ve hayran kitlesini şaşırtarak şimdiye dek yaptığı filmlerin dışına çıkan yönetmen, bu film ile eski tarzına geri döndüğünü duyurmuş oldu.

Filmde, Hakkâri’li bir Kürt olan kocası Nuri’yi ve oğlunu Hamburg’da kocasının ofisinin tam önünde gerçekleşen bir terör saldırısında kaybeden Alman Katja’nın , hukukla verdiği mücadele sarsıcı bir şekilde gözler önüne seriliyor. Alman Hükümeti, yıllar önce Nuri’nin uyuşturucu kullandığı bilgisini göz önüne alarak, bu saldırının bir Türk – Kürt olayı olabileceği ya da uyuşturucu mafyasıyla ilgili olabileceğini iddia etse de Katja olayın tamamen Nazi yanlılarınca yapıldığına emin.. Üniversite yıllarında Katja ve Nuri arasında başlayan aşk, o dönem gençlerinde ne yazık ki yaygın olan uyuşturucu vesilesi ile olur. Birbirlerine tutkuyla bağlanan çiftin düğünü ile başlar ilk sahne.. Mutlu bir aile olan Katja ve Nuri’nin evliliklerinin, Katja’nın ailesi, özellikle annesi tarafından onaylanmadığını Nuri öldükten sonra anlatır izleyiciye ve Katja’ nın bu savaşında nasıl tek başına kaldığı verilen en yoğun mesajdır. Bir öğle üzeri oğlunu okuldan alan Katja, oğlunu babasının ofisine bırakır ve oradan ayrılır. Ofisin önüne bisikletini bağlayan genç kızı gören Katja uyarır : ‘Bisikletini burada bırakma , henüz çok yeni görünüyor, çalınabilir!’ Birazdan döneceğim der genç kız ve Katja’ya bir bakış atar. Ve olaylar başlar.. Döndüğünde Nuri’nin ofisinin polislerle çevrili olduğunu daha da kötüsü ortada bir ofis olmadığını öğrenen Katja, elbette ki yıkılır. Oğlu ve deli gibi âşık olduğu kocası hain bir saldırıda öldürülmüştür.

Polisler, olay yeri inceleme, avukatlar, hükümet, her şey devreye girer. Bu bir terör saldırısıdır ve Nuri Türk’tür. Katja, olayın acısını yaşarken sığınağı gençliğinde kullandığı uyuşturucu maddelerde bulur ve evi incelemeye gelen polislerin bu maddeyi evde bulması ile Katja’nın savaşı başlar. Katja’ya göre olayı yapan hala gizli Nazi politikası yürüten bir örgüttür ve olay günü son gördüğü kişi bisikletli genç kızdır.

Filmin büyük çoğunluğu mahkemede geçer. Şüpheli , Nazi propagandası yürüten gruba bağlı genç bir karı kocadır. Her iki avukatın sunduğu deliller, şüphelileri Katja’nın gözünde kesinliğe kavuştursa da hükümet tamamen politik sebeplerden Katja’ ya karşı tavır sergiler. Olanları hazmedemeyen Katja, bu işi kendi çözmeye karar verir. Yitireceği hiçbir şey kalmayan gözü kara kadın , büyük cesurlukla filmin geri kalanını tek başına üstlenir. Kendince olayı açıklığa kavuşturmaya çalışırken denediği yol izleyiciyi tıpkı ismi gibi paramparça eder..

Fatih Akın, Almanya’da hâli hazırda devam eden ırkçı cinayetlerine , Nazi olaylarına değinmek isterken bir taraftan da Türk- Kürt ilişkilerinin üzerinden suya sabuna dokunmadan geçiyor. Sert, gerçekçi ve bir o kadar da düşündürücü film, yılın çok konuşulanları arasında.

Her sene ekim ayında düzenlenen FilmEkimi 2017’de Türkiye’deki izleyicileri ile buluşan film, izleyicilerden tam not almış sayılır. 2017 Cannes’da bu filmdeki oyunculuğu ile ‘En İyi Kadın Oyuncu’ Ödülü kazanan Alman model ve aktrist Diane Kruger, muhtemelen kariyerindeki en iyi performansı sergilemiştir.
Ayrıca yönetmen Fatih Akın ile yakaladığı uyumu, uzun bir süre daha isimlerini aynı projelerde göreceğimize dair göz kırpıyor. Ülkemizde vizyon tarihi Kasım 2017’de vizyona girmesi beklenen ” In The Fade / Paramparça” kaçırılmaması gereken bir psikoljik / siyasi film.

     

 

 

About RöportajTürk

Check Also

SESSİZ GEMİDE AYKUT KOCAMAN TEK BAŞINA!

          Süper ligde 20 hafta geride kaldı. Ana gündem zirve yarışında …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir