Home / ANALİZLER / MUSTAFA BALBAY – VARLIK FONU TÜRKİYE’NİN VARLIKLARINI BİTİRME FONUDUR!

MUSTAFA BALBAY – VARLIK FONU TÜRKİYE’NİN VARLIKLARINI BİTİRME FONUDUR!

5 Ağustos 2013’te hükümeti düşürme teşebbüsü suçlamasından İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanan Ergenekon davasında 34 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılan Balbay, 9 Aralık 2013 tarihinde tahliye edildi. Ve 10 Aralık 2013 tarihinde milletvekili yemini ederek göreve başladı. XXIV. ve XXV. Dönem İzmir milletvekili, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu üyesi, Cumhuriyet Gazetesi Yayın Kurulu üyesi, Cumhuriyet Gazetesi eski Ankara Temsilcisi, Cumhuriyet Gazetesi’nin baş sayfasında ‘Gündem’ adlı köşenin yazarı olan Balbay’ın gezi, inceleme, siyaset ve çocuk edebiyatı alanında çok sayıda kitapları bulunmaktadır. Varlık Fonu ve Referandum ile ilgili konuştuğumuz Balbay sadece roportajturk.com’a çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. 1507901_721925031151265_557886079_n

YILMAZ BEZGİN (YB)- Öncelikle Varlık Fonu ile ilgili görüşleriniz nedir ? Önümüzdeki dönem için ne tür katkıları olabilir ?

MUSTAFA BALBAY (MB)- Özetle bu Varlık Fonu, Türkiye’nin varlıklarını bitirme fonu. Bu birincisi oluyor. İkinci neden ise varlıkları belirli bir kaynağa aktarma ve paralel bir bütçe yaratma girişimi. Bunu neden paralel yapıyorlar? Çünkü denetimin dışında tutup harcamayı istedikleri gibi yapmak istiyorlar. Bu demokrasinin ruhuna terstir. Türkiye koşullarında belki de biz şuan bunu anlatırken deyim yerindeyse körler çarşısında ayna satıyor gibiyiz. Ülkede bunlar hiç tartışılmıyor. Ama demokrasi, parlamenter sistemin kökü bütçe hakkından gelmektedir. Parlamentonun doğuşu bütçedendir. Yüzyıllar önce kralın harcamalarını halk fazla bulmuş, bizden aldığın vergileri ne yapıyorsun biz bilmek istiyoruz demişler. Ve bunun üzerine de kral, ‘ Söylemek zorunda değilim’ demiştir. Bu gerilimden ‘Hayır bilmek istiyoruz’ sesi baskın çıkmıştır ve kralın harcamalarını denetlemek üzere bir heyet oluşmuştur. Bunun devamında da parlamento doğmuştur. Yani demokrasi ile yönetilen toplumlarda insanların, halktan toplanan vergilerin nereye gittiğini ve kaynakların nasıl kullanıldığını bilme hakkı vardır. Ama ne yazık ki bunu ortadan kaldırıyorlar. Bir de tabii şunu sormak isterim, Cumhuriyetin ilk 15 yılında nelerin yapıldığı ortada. 4 bin kilometreyle demiryolu devralınıp bu 8 bin kilometreye çıkarılıyor. 4-5 fabrika 500’e çıkarılıyor. İlk 15 yılda sıfırdan 15 tane şeker fabrikası kuruluyor. Ben şunu soruyorum iktidara ; Bu Ziraat Bankası’nın, Botaş’ın, Türk Hava Yolları’nın bütün kaynaklarına el koyuyorsun, 15 yılda bu kurumların yerine koyduğun yeni bir kurum var mı ? Yok. Üretime dayalı tek bir kurum oluşturamadın. Yaptıkları tek şey Türkiye’nin mevcut birikimini bir anlamda ranta çevirmek ve istedikleri gibi kullanmak. Bütün dayandıkları sürekli eleştirdikleri Cumhuriyetin yarattığı değerlerdir. Bu Varlık Fonu’nda varlığına el koydukları yatırımların birini biz yaptık desinler. Çaykur mu ? Türk Telekom mu ? Ziraat Bankası mı ? Hiçbiri. Maalesef şuan da Varlık Fonu, varlıkları tüketme fonu, paralel bütçe fonu diyorum.

YB- Osmanlı Dönemini incediğimizde, III.Selim’ in İrad-ı Cedid Hazinesini kurmasıyla başlayan, Redif Hazinesi, Darphane Hazinesi gibi birçok başka hazine uygulanmaya koyuluyor. Tarihçiler imparatorluğun çöküşünü değerlendirirken en büyük etkenlerden birinin de hazinenin ortak bir kontrolde olmayışının üzerinde çok duruyorlar. Varlık Fonu için de Sayıştay kontrolunde olmayacağı açıklandı. Şirket ve fonlar bağımsız denetime tâbi olacaklar. Bu açıdan Varlık Fonunu değerlendirirseniz tehlikeleri var mı?

MB- Bir yanıyla doğru söyledin yani sağ cepten sol cebe,sol cepten arka cebe, yani mevcudu oralarda tutman dağıtman bir nevi şuna benzedi; sol cebimde kaç lira var bin lira, onu yazıyor. Onu sağ cebine alıyor sağ cebinde kaç lira var bin lira onuda yazıyor. Sonra o parayı gömlek cebine koyuyor orada kaç lira var bin lira, bir topluyor üç bin liram var diyor. Halbuki bin lirası var.

YB-Peki bu sistemin aslında güzel tarafları da yok mu ? Ülkeye katkı sağlayacak bir yönü yok mu ? Mesela paranın tek elden yönetilmesi bir avantaj getirmez mi ?

MB-Şöyle ki, getiriyorsa açıklasınlar diyorum ben. Siz bilmiyorsunuz, biz toplanan şu parayla buraya yatırım yapacağız desinler. Eskiden yapamıyorduk, mesela Ziraat Bankası’nın kaynağını aktaramıyorduk şimdi şöyle aktaracağız desinler. Bir bilelim ama yok, ben bu harcamaların denetim dışı tutmak ve istedikleri gibi harcamak, bir de yabancıların gözünü boyamak için olduğunu düşünüyorum. Diyecekler ki, ‘Bakın burada milyarlarca TL’lik bir kaynak var. Bakın tek elde yönetilen bir kaynak. Biz karar verdik mi şuraya gider, biz karar verdik mi buraya gider ve gelin şuraya yatırım yapın diyecekler. Ama bu söylem şu soruyu getirebilir sayın Bezgin; “Bakın işte yabancılarda ne güzel para var, yatırım yapar.” Yabancı inceler bunun kaynağına bakar,bunun çözülürlüğüne bakar. Şuanda biraz önce söylediğim gibi bunlar ülkemizde pek konuşulan konular değil. Ama yabancıların Türkiye de en çok aradıkları ne biliyor musunuz ? Hukuk güvenliği. Yatırım yaptığımızda, şirketimiz bir işe girdiğinde onun sürdürülebilirliği ne kadar olacak sorusuna Türkiye de ki ortakları yanıt veremiyorlar. Bu tür girişimler bence bunlara cevap verebilecek şeyler değil.

YB- Peki kısaca Anayasa değişikliğini de değerlendirelim. Referandum hakkında CHP’nin ve sizin düşünceleriniz nedir?

MB-Şimdi biz halka ana hatlarıyla neden ‘Hayır’ dediğimizi bölümler halinde aktarıyoruz. Önce 30 maddede aktardık sonra onu sadeleştirdik 20 maddeye indirdik, sonra onu sadeleştirdik 10 maddeye indirdik. Şöyle de bakabiliriz bu konuya İnsan vücudunda dört ana sistem var. Sindirim, dolaşım, solunum ve sinir sistemleri. Yani bu genel sistemlere tek elde toplanacak diyemezsiniz. Hepsinin ayrı ayrı işlevi var. Beyin onları yönetiyor ama her birinin ayrı ayrı işlevi var. Bunların her biri kendi içerisinde ki kurumlaşma özelliğini koruması lazım. Burada padişahlık, sultanlık aslında bunlar bu sisteme övgüdür yani o tanımları hak etmeyen bir değişiklik getirildi. Ben buna biraz ‘Siyaset Ağalığı’ diyorum. Yani kuralları olmayan, kişinin yerine göre değişik kararlar verdiği bir yapıya dönüşücek Türkiye. Bizim kaygımız, açık söylüyorum Erdoğan değil. Bizim kaygımız bu sistemin değişmesi. Diyelim ki Cumhurbaşkanı bu sistemde tüm yetkileri eline aldıktan sonra mesela Belediye başkanları ile toplandı ve bir Belediye Başkanı Cumhurbaşkanı’na en yakın benim dedi. Esrarengiz güç oluşturur. Farklı güç odakları oluşur. Tam tersine kuralı olmayan bir yapılaşmaya gider diye endişe ediyoruz. Burada verilen hiçbir örnek akılcı değil. Amerika diyorlar ama aslında Amerika parlamenter sistemin hatta kurumların Türkiye dahil pek çok ülkeden daha kuvvetli olduğu bir yer. Bakın size sıcak örnek, Trump bir karar aldı, yargı ‘Olmaz’ dedi. Trump,’Hayır’ dedi. Yargı ise, ‘Benim dediğim olacak’ dedi. Şimdi Türkiye’de böyle bir şey olduğunda alın yazın deftere. Erdoğan’ın biraz daha güçlendiği şu referandumdan sonra attığı bir adıma hayır diyecek yargı terörist ilan edilecektir.Bu olabilir mi ?

YB – Burada aslında kritik olan kuvvetler ayrılığı ilkesinin ihlal ediliyor olmasından endişe duyuyorsunuz.

MB-Aynen, güçleri bitiriyor. Herşey bir yana biz özünde bu kuralsızlığa karşıyız. Herşeyin yani kurumların ikinci plana atılmasına karşıyız. Mesela Atatürk döneminde 3 yılda 26 gizli oturum yapılmıştır. Meclise verdiği önemdir bu. Ama şimdi parlamentoyu neredeyse işlevsiz hale getiren bir adım söz konusudur. Mesela şuan Başbakan’ın sözlerini dinliyorum yatırım olacak vs diyor. Tamam olsun. Mevcut yasalarla Cumhurbaşkanı “Kanun Hükmünde Kararname (KHK)” ile istediği gibi hükmedebilir, özü frensiz hatta gaz pedalının üzerine tuğla konmuş bir araç gibi. Bunun kabulüdür. Yani bunu halka tabii biz anlatacağız. Kamuoyunda anlatma gücü aynı ve eşit olmayacak. O görünüyor, buna rağmen biz halkın ne olursa olsun bir siyaset ağalığına izin vereceğini düşünmüyoruz. İşin özü ağalıktır, siyaset ağalığıdır.

Muhabir : Yılmaz Bezgin

Editör : Müge Hatice Yönter

 

About Müge Hatice Yönter

Check Also

AYLA’NIN OSCAR YOLCULUĞU

  Safiye DEMİR   Oscar Ödül Töreni! Sinema dalında Dünya’nın bilinen en ünlü ödül töreni. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir