Home / ANALİZLER / HÜSEYİN ORUÇ – HER HALÜKARDA KAYBEDENLER SURİYE’NİN ÇOCUKLARI!..

HÜSEYİN ORUÇ – HER HALÜKARDA KAYBEDENLER SURİYE’NİN ÇOCUKLARI!..

Halep ‘te yaşanan insanlık dramı ile ilgili seferberlik ilan edilen şu zamanlarda İHH Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüseyin Oruç ‘tan aldığımız son dakika analizini okuyabilirsiniz..

img-20161214-wa0006

YILMAZ BEZGİN (YB) – Halep’te dün ateşkes ilan edildi ama bu sabah itibarı ile yeniden saldırılar başladı. Halep’te son durum nedir?
HÜSEYİN ORUÇ (HO) – Belki bizim açımızdan önemli olan şeylerin altını çizip öyle devam etmemiz gerekiyor. Herkesin kendi sorumluluğu var, yapabileceği şeyler var. Onlara odaklanmamız ve onlarla ilgili yoğun bir şekilde çalışmamız gerekiyor. İHH olarak biz üç tane ana temel üzerine kurulmuş bir yapıyız. Birincisi yardım, ikincisi insan hak ve hürriyetleri, üçüncüsü de insani diplomasi. Suriye ile alakalı, İHH kuruluş misyonu olan bu üç alanda da elinden geldiğince uğraşmaya çalışıyor. Yardımı yapmaya çalışıyoruz. Suriye’de ne olup bittiğini, orada yaşananları dünyaya anlatmaya çalışıyoruz. Arazide çözümün bir parçası olmaya da uğraşıyoruz. İşte bugün yapılmaya çalışılan ateşkes maalesef sizin de belirttiğiniz gibi sabah yeniden bozuldu. Umut ediyoruz ki yeniden bir noktaya gelinir ve bir çözüm bulunur. Bunun arazide uygulanması ile ilgili de, oradan yaralıların ve sivil halkın güvenli bir şekilde taşınması ile ilgili de bölgede sorumluluklar üstleniyoruz ve bunları yapıyoruz. Bunlara da odaklanmaya devam edeceğiz. Genel Suriye fotoğrafına baktığımızda, aslında Suriyelilerin de çok dahil olmadığı bir problemle karşı karşıyayız. Problemin tarafları sanki Suriye muhalefeti ile rejim gibi görünse de karar vericileri dışarıda olanlar. Karar vericileri; İran, Rusya, Amerika’nın kontrolündeki yapılar ama hiç biri Suriyeli değil. Hiç biri birinci derecede problemi yaşayanlar değiller. Bu da problemin çözülmesi ile ilgili işleri çok daha zorlaştırır bir konuma getiriyor. Çünkü Her halükarda kaybedenler Suriye ‘nin çocukları, Suriye ‘nin kadınları, Sureiye ‘nin insanları. Ruslar bir şey kaybetmiyor, İran bir şey kaybetmiyor, Amerikalılar, İsrail bir şey kaybetmiyor. Kaybeden hep biziz. Kaybeden de hep biz olunca o zaman çözüm de çok zor geliyor. Bu fotoğraf içinde çok ciddi bir daralmışlık yaşıyor maalesef Suriye. Savaşın belki de en dar gunlerinden geçiyoruz. Ama umut ediyoruz ki inşaAllah bu da bir genişliğin habercisi olacak. En karanlık zamanların aydınlık zamanların başlangıcı olduğunu bildiğimiz gibi. Bu büyük fotoğrafımız. Siyasi konumun yanında en başında söylemeye çalıştığım şey, hepimizin kendi sorumlulukları var. Onlarla ilgilenmemiz gerekiyor. Belki biz Halep’te, Suriye’de barış ile ilgili direkt bir şeyler yapamıyor olabiliriz, bu siyasilerin uğraştığı bir şey. Onlar bununla ilgili yoğun bir şekilde çalışabilirler. Ama bizim de mutlaka kendi üzerimize düşen şeyleri yapmamız gerekiyor. Öncelikle bu kararların alınabilmesi için Suriye’de ne olup bittiğini bütün dünyaya en iyi şekilde aktarmamız gerekiyor. Bu noktada medya daha hassas olmalı, daha yoğun bir şekilde Suriye’de olup bitenleri bütün çıplaklığıyla paylaşabiliyor olmalı. İHH olarak biz de elimizden geldiğince bunu yapmaya çalışıyoruz. Suriye’nin problemleri ile ilgili gündem oluşturacak ve Suriye’deki kardeşlerimizin yalnız olmadıklarını hissettirecek işler yapmaya çalışıyoruz. İşte bugün Allah’ın izniyle onlardan biri başladı. Daha önce Filistin, Gazze için yaptığımız konvoylardan bir tane de Halep için başlattık. Bugün İstanbul’dan ilk araçlar yola çıktı. Kazlıçeşme’de bir program yapıldı. Program elhamdülillah çok renkli, heyecanlı geçti ve konvoy yola çıktı. Bugün akşam Sakarya’da olacak. Yarın Akşam Konya’da olacak. Cumartesi günü inşaAllah Hatay/Reyhanlı’da Suriye sınırında İHH Lojistik Merkezi’nin hemen yanındaki büyük alanda büyük bir miting yapacağız. Bu konvoy ile beraber, hem çok ciddi bir şekilde yardım organize ediliyor, Şu ana kadar 300 tırın üzerinde yardım toplanmış durumda. Ama bu çok yeterli bir miktar değil. Suriye’nin ihtiyacı olan şey bunun çok çok üzerinde. İnşaAllah yoğun bir şekilde buna devam edeceğiz. Aynı şekilde Türkiye’nin her tarafından bir çok insanın, binlerce araçla Suriye’nin çektiklerini anlamak için yollara düşüp çekeceğiz , Suriye’dekilere fiili olarak onların yanında olduğumuzu göstereceğiz dediği binlerce kişilik bir konvoy koordine edilmiş oldu. Bunları daha yoğun bir şekilde, Allah’tan bir mani olmazsa yapmaya devam edeceğiz.
Ateşkes maalesef bozuldu. Aslında oldukça sağlam görünen bir anlaşmaydı. Bütün tarafların kabul ettiği bir anlaşmaydı. Muhaliflerler açısından, Halep’in içinde olanlar açısından da, en azından sivillerin, kadınların, çocukların muhafazasıyla alakalı olarak kabul edilmiş olan bir anlaşmaydı. Ama rejim ve bölgede İran milisleri bu anlaşmayı bozdular. Şu anda yeniden bir tıkanıklık noktasındayız. Eğer bu anlaşma yeniden sağlanırsa inşaAllah sivillerin çıkması, oradaki herkesin çıkması biraz daha mümkün olacak. Bu da 50 bin ile 80 bin arası yeni misafirin bize doğru gelmesi anlamına geliyor. Çıkabilecekleri alan olan İdlib tarafına doğru çıkacaklar ve oradan Türkiye sınırına doğru gelecekler. Bunların ihtiyaçlarını giderecek yoğun bir çalışma içinde olmamız gerekiyor. Hem İHH olarak bizim hem Kızılay’ın hem AFAD’ın ve diğer STK’ların yoğun bir şekilde hazırlanması gerekiyor. Kış günü geliyorlar ve gelenlerin en temel ihtiyaçlarını karşılayacak işleri yapmamız gerekiyor. Biz de bunun için hazırlanıyoruz inşaAllah.

“Bütün sıkıntılara rağmen bazı aileler bu riski aldılar ve çıktılar. “

fb_img_1481726591481

YB – Gece saat 01.00 da başlayan ateşkes sabah saatlerinde yeniden bozuldu. Bu süre içinde bölgeden çıkabilen siviller oldu mu?
HO – Çok sınırlı sayıda insanın çıktığını görüyoruz. Ama bunların oldukça az sayıda olduğunu görüyoruz. Bu ateşkesin karşılığı değil aslında. Öncesinde de rejim kontrol noktalarına gelip geçmek isteyenler oldu. Bunlarla ilgili hiç bir temeli olmayan soruşturmalar ile bir kısmının geçmelerine müsaade edildi. Bir kısmı sokak ortasında infaz edildiler. Kadınları alıp götürdüler, çocuklara işkence ettiler. Bunlara uğramayan bir kısmı da İdlib tarafına yetişmeye muvaffak oldular. Ama bu alınabilecek bir risk değil. Bütün sıkıntılara rağmen bazı aileler bu riski aldılar ve çıktılar. Sayı çok sınırlı. Henüz Halep’in içindeki 100 bine yakın o kalabalık orada o sıkıntıyı çekmeye devam ediyor.

“Problemin tarafları sanki Suriye muhalefeti ile rejim gibi görünse de karar vericileri dışarıda olanlar. “

img-20161214-wa0005

YB – Türkiye’nin oradaki çalışmaları ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?
HO – Elbette çok yoğun bir çalışma yürütülüyor. Herhalde dünyada bunun kadar büyük bir mülteci hareketinin bir ülke üzerinde kaldığı benzer bir durum çok az yaşanmıştır. Türkiye’nin ev sahipliği elbette çok önemlidir. Daha başka memleketlerde görmediğimiz çapta bir ev sahipliği yapıyor. Eksikleriyle, sıkıntılarıyla, hatalarıyla, sevaplarıyla Türkiye çok iyi niyetle buraya ev sahipliği yapmaya çalışıyor. Olumsuzlıkları genele yayma hakkımızın olmadığını düşünüyorum. Genel olarak oldukça iyi bir şekilde bu iş yürütülmeye çalışılıyor.

“Şu anda acil olarak yapılması gereken oradaki sivil, kadın, çocuk herkesin sağ olarak güvenli bir yere çıkarılması.”

img-20161214-wa0007

YB- Kaldı ki şu anda önceliğimiz Halep’te kuşatma altında kalan o insanları sağ salim çıkarabilmek. sonrası için ise muhakkak ki hazırlıklar yapılıyordur.
HO – Kesinlikle Şu anda acil olarak yapılması gereken oradaki sivil, kadın, çocuk herkesin sağ olarak güvenli bir yere çıkarılması. Gelen insanların temel ihtiyaçları için de İHH, AFAD, KIZILAY ve STK’lar gerekli çalışmaları yapıyorlar. Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun..

Muhabir: Yılmaz Bezgin

Editör: Müge Hatice Yönter

About RöportajTürk

Check Also

CASSINI’NİN ARDINDAN

              İstanbul Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri bölümü geçtiğimiz …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir