Home / ANALİZLER / DEV DERBİYİ KİM KAZANIR?

DEV DERBİYİ KİM KAZANIR?

Cihan TAŞÇI

Nefesler tutuldu, tüm gözler 22 Ekim Pazar akşamı Türk Telekom Stadyum’unda olacak. Fakat şimdiden  ana gündem maddesi, ”DEV DERBİ’yi kim kazanacak” sorusu.

Galatasaray yapılan anketlerde ve ligin ilk sekiz haftasındaki performansa göre maçın favorisi.

İlk sekiz haftada Galatasaray taraflı tarafsız tüm sporseverlerin beğenisini kazandı. Olabildiğince çabuk, rakibi boğan ve yoran oyunu ile rakiplerine göz açtırmayan bir Galatasaray seyrettik. Zaten yedi galibiyet, bir beraberlik ile şuan en yakın rakibine altı, şampiyonluk yarışındaki ezeli rakibinin her ikisine de sekizer puan fark atarak 22 puanla ligin zirvesinde. Galatasaray aynı zamanda en çok gol atan ve en az gol yiyen namağlup olan ligin tek takımı.

Fenerbahçe’ye gelince: Fenerbahçe lige oldukça sancılı başladı. Sekiz haftada dört galibiyet, iki beraberlik, iki yenilgi alarak liderin sekiz puan gerisinde kaldı. Attıkları 17 gole karşılık Galatasaray’ın yediği gol sayısının iki katını (12) yiyerek savunma zafiyeti yaşadığını bizlere oynanan maçlarda gösterdi. Fenerbahçe içeride ve dışarıda gol atan aynı zamanda yiyen bir takım.

Galatasaray, taraftarının önünde fantastik bir oyun oynuyor. Böylelikle hem sahadaki Galatasaraylı futbolcular hem de tribündeki taraftarlar mutlu. Bunu maçlarda açıkça görebiliyoruz. Yerinde nokta atışı yapılan kariyerli oyuncu transferleri ve bu transferlerin çok çabuk birbirlerine uyum sağlaması, Galatasaray’da 2000 ruhunun geri geldiği yönündeki görüşler oldukça fazla. Bu oyunculardan Fernando ve Gomis inanılmaz işler yapıyorlar.
Fernando, özellikle toplu ve topsuz oyunu çok iyi oynuyor. Topsuz oyunda sezgileri bir hayli yüksek. Sezgileri sayesinde rakip atakları yerinde müdahaleler ile başlamadan bitiriyor. Ayaklarına çok hakim. Kazandığı topları Ndiaye ile ya da en yakınındaki arkadaşı ile oynayarak Galatasaray ataklarının hızlı bir şekilde gelişmesinde en önemli etken olarak göze çarpıyor. Gomis ise inanılmaz etkileyici bir forvet. Rakip defans oyuncuları ile tek başına boğuşuyor. Top alıyor, boş alan yaratıyor, baskı yapıyor. Nitekim Bursa ve Konya maçlarında bu açıkça görüldü. Adeta rakiplerinin içerisinden geçti.
Diğer oyuncularda bu iki oyuncuya ayak uydurunca ortaya seyir zevki yüksek bir Galatasaray çıktı.

Fenerbahçe’de ise işler pek iyi gitmiyor. Takım on biri hala oturmadı. Kalede sorun var. Takımda herkesin gözü Valbuena’da. Giuliano istenilen patlamayı yapamadı. Dirar etkili fakat sürekliliği yok. Defansın iki stoperi sürekli yan yana oynayamadılar.
Bunun yanında Ozan’ın yükselen performansı, Josef’in ön liberodaki mücadelesi, İsla’nın hücuma olan katkısı da Fenerbahçe için olumlu yönler. Ayrıca Jenssen gibi genç, dinamik, koşan bir forvete sahip. Nitekim oyuna katkısını Beşiktaş maçında bizlere gösterdi.

Pazar akşamı istatistikler Galatasaray’ın galip geleceğini gösteriyor. Bunun yanında taraftarının önünde oynuyor olması da ayrı bir avantaj.
Fakat bu Galatasaray için kolay olmayacak gibi duruyor. Çünkü Fenerbahçe mutlak kazanmak zorunda olduğu bir maça çıkıyor. Bunun yanında Fenerbahçe, Galatasaray’a göre daha teknik bir takım. Bu sezon iki tane derbi maç oynadılar. Trabzonspor ile berabere kalıp, Beşiktaşı  yendiler. Galatasaray ise ilk defa büyük bir maça çıkacak. Galatasaray’ın aşırı derecede kazanmak istemesi ve oynanmamış bir maçın galibi ilan edilmesi Galatasaray’a olumsuz yansıyabilir.
Bunun yanında Fenerbahçe, topsuz oyunda Fernando’yu bozup, Gomisi de kilitlerse işte o zaman Galatasaray’da işler ters gidebilir. Nitekim Fenerbahçe’ de bunu yapabilecek güce sahip bir takım. Aykut Kocaman Galatasaray’ın artılarını ve eksilerini mutlaka çalışmış olmalı ki, ‘’ Biz Fenerbahçe olarak Galatasaray’ı yeneceğiz’’ diye medyaya sızan açıklamalarını okuyoruz.
Benim şahsi fikrim de, her ne kadar saha ve seyirci avantajı Galatasaray’da olsa da Fenerbahçe’nin Galatasaray’ı yeneceği yönünde ağır basmaktadır. Galatasaray’ın puan olarak maça rahat çıkması Galatasaray’ a artı olarak yansımayacaktır. Aşırı derecedeki Fenerbahçe’yi yenme arzuları biran önce gol ya da goller bulma çabaları sonucunda orta alanda top kayıplarına yol açacaktır. Şayet golü bulamayıp, üstüne bir de gol yerse Galatasaray’ın maçtaki favoriliği sadece kâğıt üzerinde kalacaktır diye düşünüyorum.

Her şeyden önemlisi Pazar akşamı derbiye yakışan bir maç olsun. Hakemler değil, sahadaki futbol konuşulsun diyelim ve Pazar akşamını dört gözle bekleyelim…

 

About Yılmaz Bezgin

Check Also

İREM UZUNHASANOĞLU – GERÇEĞİN HAYAL İLE HARMANI; EDEBİYAT

Acıyı yaşayan bilir derler, çok doğru. Tarih kitaplarında okuduğumuz, anlatılanları sanki hikayeymiş gibi dinlediğimiz gerçek savaşların en acı verici yanını o savaşlarda, zorluklarda birebir bunlara tanık olanlar ve onların aileleri yaşadılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir