Home / ANALİZLER / BİR VE BERABER OLMAK ZORUNDAYIZ

BİR VE BERABER OLMAK ZORUNDAYIZ

 

Taha Abdullah ALTUNLU   ecdatyolunda@hotmail.com

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir şeyler yapmak isteyip bir türlü yapamamak !

Hayıflanmak, hüzünlenmek, buğz etmek, çaresizce olup biteni seyretmek ama
dua etmekten başka artı hiç birşey yapamamak.
Belki bu kısır döngü dünyanın en zor halidir desem eminim hak verirsiniz.
Evet, son günlerde sadece paylaşılan fotoğraf karelerini görerek bile nefes almakta zorlandığımız,
bomba ve çığlık seslerinin zirveye ulaştığı Halep.
Daha 100 yıl önce aynı devletin topraklarında, aynı millete mensuptuk.
Suriye, Musul, Halep, daha bir çok kadim şehir, zincirini kırmış kuduz köpekler gibi dört bir taraftan saldıran, arsız Batının bin bir oyunuyla işgal altında ve amaçları bu coğrafyayı bütünüyle aynı kadere mahkum etmek.
Aslında sadece bu coğrafyayı değil , kendi yaşam alanları hariç bütün dünyayı !
Binlerce kilometre öteden gelip yanı başımızda, bu topraklara barış ve huzuru getireceğiz
bahanesiyle kendi hegemonyasını oluşturmaya çalışan Batı,
bugün dünya tarihinde görülmemiş bir kurguyla kendi eliyle beslediği, terör örgütü maskesi giydirdiği piyonlarıyla
şehirleri işgal edip, masum insanları katledip her türlü alçaklığa imza atabiliyor.
Barış, huzur ve demokrasi vaatleri ile zaman kazanmaya çalışıyor.
Hiç şüphesiz ki en küçüğünden en büyüğüne bu coğrafyada yaşayan her birey ne yapılmak istendiğini açık ve net olarak kavramış durumda…
Sadece Ortadoğu mu ? Bugün dört bir taraftan kuşatılmış durumdayız.
Yeni bir varlık mücadelesi veriyoruz diyor, hatırlatıyor her fırsatta büyüklerimiz.
Artık her geçen gün şiddetini arttırarak daha çok saldıracaklar, her yolu deneyecekler. Şimdi siyonizmin parasıyla vurmaya çalışıyorlar. Bu tutmazsa elbet başka planları olacak. Ama unutmasınlar ki bu millet asla esareti kabul etmedi, etmeyecekde..
Son 5 yıldır akla hayale sığmayan operasyonlar yapılıyor. Son olarak kırılma noktamız yeniden meydan okuduğumuz, hep bir ağızdan biz buradayız, yıkılmadık, ayaktayız dediğimiz,
başka bir millete benzemediğimizi yeniden dünyaya ilan ettiğimiz,
“Biz, başka bir millete benzemeyiz! “dediğimiz, hepimizi esaret altına almayı hayal ettikleri kara gece,
’15 Temmuz’ gecesi.
O gece farklı bir geceydi,
İnanıyorum ki o gece Allah korkuyu kalplerden alıp yerine büyük bir sekine, sekine ile beraber cesaret yerleştirdi.
Belki hayatımda hiç unutamayacağım bir gece, her hatırladığımda yüreğimin yerinden çıkarcasına çarptığı kara bir gece.
O gece siyonizmin, müslüman maskeli teröristlerinin, bir milletin gırtlağını sıkmak için saldırıya geçtiği geceydi.
Ve yine inanıp şükrediyorum ki Allah bizim ne ibadetlerimize ne de kulluk derecemize bakmadan sadece ve sadece mazlumların, kimsesizlerin, ezilmişlerin, bombalar altında medet umanların duaları,
yakarışları hürmetine o gecenin sabahında yeni doğan güneşle beraber bu millete zafer nasip etti.
İslam coğrafyalarının bir asırdan beri belini doğrultabildiği, acı ve göz yaşının eksik olduğu bir gün yok!
Bugün Halep kan ağlıyor, Suriye kan ağlıyor ve dünyanın neresinde müslüman varsa zulümle karşı karşıya ,
peki ne zaman birlik olacağız daha ne kadar acı çekeceğiz, sonu gelmeyecek mi ?
Artık yapalım bir şeyler !
Elimizde ne varsa paylaşmak zorundayız, nerede bir düşkün bir mazlum varsa el uzatmak zorundayız.
Bugün bize düşen en büyük vazifenin bu olduğuna inanıyorum. Elbette çok büyük eksiklerimiz var.
Nasıl ki 15 temmuz işgal girişimini tek yürek olarak farklılıklarımızı bir kenara atarak engellediysek bugün millet olarak da zalimin, siyonizmin karşısında geçit vermeden aynı ruhla yeniden hareket edersek her saldırışları kendilerine tokat gibi geri dönecek.
Atalarımız bu toprakları bugüne kadar birlik ruhuyla, oyunları boza boza bize kadar ulaştırdı. Bitecek mi bu mücadele? Bitmeyecek elbette!
Birileri unutalım 15 temmuzu,takılmayalım, kalmayalım orada diyor, yapmamız gereken başka şeyler var diyor, hak veriyorum fakat bizim o geceki hissiyatlara, birlik ruhuna her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.
Kaybetmeyelim o bilinci, izin vermeyelim aşındırmalarına.

Selam ve dua ile.

 

About RöportajTürk

Check Also

CASSINI’NİN ARDINDAN

              İstanbul Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri bölümü geçtiğimiz …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir