Home / ANALİZLER / RÖPORTAJTÜRK – BİR DEFA SORUMLUYSANIZ HER ZAMAN SORUMLUSUNUZ
Genç Dünya Dergisi Nisan-2017 Sayısı

RÖPORTAJTÜRK – BİR DEFA SORUMLUYSANIZ HER ZAMAN SORUMLUSUNUZ

    MÖ 59 yılında Roma’da; gladyatör dövüşlerinin sonuçlarını, fethedilen toprakları, siyasal ve toplumsal olayları okuma bilenlerin okuma bilmeyenlere yüksek sesle okuyarak duyurulduğu ilk haber toplama ve dağıtma gazetesi olan Acta Diurna’dan bugüne aslında çokta değişiklik oldu sayılmaz gazetecilik sektöründe. Değişik garnitürlerle yemeğin çeşitlendirilmesi gibi değişik türler eklenmiş olabilir fakat temel amaç her zaman aynı oldu.

   Bilgi aktarma ihtiyacı. Teknolojinin bugün geldiği noktadan ki şüphe duymuyorum şimdi inanılmaz gelen birçok yeni keşifle çok daha ileri gidecek olsa da bugünkü durum yine temelde aynı. Bilgiyi aktarmak. İletişime geçmek. Haber vermek. Sesini duyurmak. Düşünceni paylaşmak.

    Peki neden? Gerçekten buna ihtiyacımız var mı?

   Aslında doğar doğmaz başlıyor bu ihtiyaç. Ekmek gibi, su gibi, nefes gibi yaşamsal bir ihtiyaç bu.
İletişim kurmak, bilgi edinmek bizim için hayati önem taşır. Doğru bilgi edinme ihtiyacı ve doğru bilgi aktarma ihtiyacı da tam olarak burada başlıyor. Nasıl yeni doğmuş bir bebeğin annesi ile ilk iletişiminin ne kadar doğru yönde olmasıyla ruhsal ve fiziksel açıdan gelişimi aynı paralelde ilerlerse biz de ancak doğru bilgileri edindikçe doğru bir yönde ilerleyebiliriz. Gazetecilik bu açıdan çok ciddi sorumluluk taşıyan bir meslektir. Bu yüzden gazetecinin tarafı olmaz. Bireysel olarak değerlendirmenin ötesine geçmek zorundadır. Yanlı ve taraflı olmanın bakış açısını kısıtlayan darlığından kendini soyutlamak ve duyularının imkan verdiği ölçüde geniş açıdan olaylara bakmalı, öğrenmeli ve titizlikle üzerinde çalışarak aktarım aşamasına geçmelidir. Her duyulan aktarılmaz. Araştırmacı olduğu kadar güvenilir bir kişiliğe sahip olmalıdır üstelikte. Etik kuralları vardır. Elinize geçen haber ki ‘off the record’ dediğimiz tabirle kendimizde tutmak zorunda olduğumuz çok ses getirebilecek bilgiler edinmiş olsak da bunu paylaşmama dirayetini göstermek ciddi bir kişilik gelişimi ister. Yani öyle kolay değildir. Herkes yapamaz. Yapmamalıdır. Bıkmadan usanmadan ‘tamam artık yeter, olduğu kadar’ demeden olayın peşinde koşmak sabır gerektirir. Sabırsız bir gazeteci olamaz. Tabii ki bu kadar zorlukların yanında o haber oluşumundan paylaşım anına geçtikten sonra hissedilen o keyif de kısa sürer çünkü haber yayınladıktan sonra eskimiştir. 🙂 Ve yeniden, yeniden aynı tempo.

   Tabii ki bu hayat tarzını seçmeye karar vermişseniz güncel olayları da devamlı takipte olmanız gerekir ki dikkatinizi çekerim iş demedim çünkü gazetecilik bir hayat tarzıdır aynı zamanda. Tatiliniz bile diğer meslek gruplarına dahil olan insanlar gibi değildir. Dinlenirken bile yakaladığınız bir haberi yazmak, paylaşmak, iletmek istersiniz. Bu, işte tam bir hayat dönüşümü gerektirir. Bir kez sorumluysanız her zaman sorumlusunuz demektir.

 

Genç Dünya Dergisi Nisan-2017 Sayısı

 

RöportajTürk’ün çıkış noktası da burada başlıyor. Yaşadığımız dönem kadar yaşadığımız coğrafya da her zaman önemli olmuştur. Bize göre bu gezegende değeri olmayan bir toprak olmadığı için kendi sınırlarımız dahilinde olan toprakların ne kadar önemli olduğundan ayrıca bahiste bulunmayı düşünmedik. Çünkü her yere, herkese ve her canlıya çok değer veriyoruz. Amma velakin ülkeler arası anlaşmazlıkların sonucu kapitalist sistemin sömürdüğü coğrafyaların olduğu ve haber konularının bile tekelleşen sistemle belirlendiği post-modern dünyamızda unutulan iletişimin tekrar hatırlatılmasına duyulan ihtiyacı kişisel olarak fark etmemizin ve kendimizi sorumlu hissetmemizin sonucunda RöportajTürk doğdu. Evet doğdu diyoruz çünkü dünyaya yeni gözlerini açan bir bebek kadar dikkatli olmaya çalışan bir portal bu. Ve de bebek gibi baktığımız bir proje. Bu proje oluşumundan önce şöyle bir etrafımıza baktığımızda en çok sıkıldığımız şeyin tarafsız, yansız, ötekileştirmeden hareket eden yayınların olmayışından yakınmamız olduğunu fark ettik. İfade özgürlüğünü senden olmayan kişilere hakaret, aşağılama, suçlama, saldırma olarak lanse eden yayınların bizi boğmasından yola çıkarak kurulduk dersek abartmış olmayız. Ülkemizdeki kitap satışlarının uluslararası listelerde üst seviyelerde yer almasına rağmen okuma oranlarının bu kadar düşük olması fanatizmi körükleyen, insanları daha çok bastırılamayan öfkelerin esiri haline getirdiği yadsınamaz bir gerçek.
Millet olarak birbirimizi dinlemeyi bıraktık. İletişimi kestik. Göz teması bile kuramaz haldeyiz. Kimseye güvenmiyoruz. Kimseye inanmıyoruz. Yardımlaşmıyoruz vs. Ama teknolojinin bu kadar gelişmediği, kendini modern olarak tanımlayan insanlar olmadığımız dönemleri konuşurken hepimiz hasretle o günleri anıyoruz.

Neden?

Çünkü iletişim kurabiliyorduk o zamanlar. Şimdi de ihtiyacımız tam olarak bu. İletişim için teknolojinin geliştiği dünyada bu kadar iletişimsizliğin yaşanması ironik olsa da herkes bu gerçekle yüzleşmek zorunda. Ve herkes bu kaybettiğimiz iletişimi yakalamak için çaba göstermeli diye düşünüyoruz. Biz de bu düşünceyle kolları sıvadık. Ve her konuda elimizden geldiğince araştırmalar yapıp çarpıtmalar yapmadan duyulmak istenileni değil, olanı iletmeye çalışıyoruz. Çünkü biz kavga-dövüş haberlerin olduğu okumadığımız gazeteleri, internet sitelerini, haberleri görmekten, açmadığımız televizyonları evlerinde tutmaktan sıkılmış insanlarız. Değişiklik, özgürlük, doğallık istiyoruz. Bizim gibi düşünmeyen insanların da ne dediğini duymak, duyurmak ve onlardan nefret ettirilmeden onları anlamak, anlatmak istiyoruz. Bu dünyanın olduğu kadar ülkemizin de en büyük ihtiyaçlarından biri. Daha çok nefrete değil daha çok sevgiye ihtiyacımız var. Daha çok anlaşılmaya ihtiyacımız var. Sesini duyuramayanların da, farklılıkların da olduğunun bilincindeyiz. Ve bizce hepsiyle iletişim kurmak önemli.

Çünkü dedik ya bir kez sorumluysanız her zaman sorumlusunuz demektir..

Genç Dünya Dergisi Nisan-2017 Sayısı

 

RöportajTürk
Müge Hatice Yönter – Yılmaz Bezgin

About RöportajTürk

Check Also

SESSİZ GEMİDE AYKUT KOCAMAN TEK BAŞINA!

          Süper ligde 20 hafta geride kaldı. Ana gündem zirve yarışında …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir